Tatil dedik bağrımıza bastık, gene sıktı bizi. Fazla tatil yaramıyo bana.
Şöyle ki şantiyeci abileren ses çıkmadı-aman benim de işime geldi her gün 1 de kalkmaya alışmışken bi telefon zınk! artık 8de kalkıyorum olmasını hiç mi hiç istemezdim.
Başka başka.. kuzenimle çok vakit geçirir oldum. ki bu güzel bişey okul zamanı ayda bi falan görüşüyoduk-yolda görüyodum-kapıda karşılaşıyoduk-gibi görüşmesek daha iyi olurdu dedirtecek şeyler.
Başka başka.. bi ara alışveriş delisi oldum. 14 şubata kadar heryer indirimde hobaa diye alışveriş yapıyım dedim. Sonra 1-2 bişey aldım ama tabi yetmedi annem de bu yaşta alışverişkolik olmasın kızım diye ambargo koydu. Zaten kredi kartı limitimin dolmuş olmasından şüpheleniyorum.
Başka başka.. akordiyon derslerim oluyor haftada bir. 3 ders oldu henüz. Ama hoca hızlı öğreniyosun filan dedi bi gaza geldim. Kendi akordiyonum da olucak inşallah yakındır.
Başka ve başka.. bilgisayar başında vakit geçirmek iyi hoş. Genelde facebook açıp requestleri ignore edip kapatmak, gerekli gereksiz download lar yapmak -maksat limitsiz adsl kullanımının dibine vurmak- msnde appear offline olup 100 kişilik listede konuşacak kimse bulamayıp geri kapatmak, bloguma neler yazsam bugün de kabızlığım üstümde yazmıyım en iyisi bişey diye düşünmek. gibi aktiviteler yapıyorum. gün aşırı.
Başka başka tükendi.
Bir an bu yazıyı sırf arayı açmamak için yazıyor olduğumu farkettim. Cidden öyle galiba. Pek yazılacak bir şey yok halbuki günlük zırvalar yazıyorum anca. Böyle yapmalı mı yapmamalı mı? Arayı açmak pahasına olsa da kaydadeğer olmadıkça sözcük kirliliği yapmamalı mı? Gibi sorular geçti şu an aklımdan. Acaba bunu yorumlarınıza mı bıraksam.. Soruma cevabı yorum olarak talep edebilirim. Ancak pek yorum yapanım yok zira pek kimseye söylemedim daha blog açtığımı.
Neyse zamana bırakmalı. Tatil de bitiyor hani kaydadeğer şeyler yazmama az kaldı..
8 Şubat 2008 Cuma
25 Ocak 2008 Cuma
olsun diyorum oluyor?
Hayatımda ilk kez her boşa geçen gününün ardından hayıflanmadığım bir tatil geçiriyorum. ki daha bir önceki yazımda stajımın iptal olduğını belirtmiş ve yine gereksiz abuk bi tatil geçireceğim için üzülmüştüm. Ancak ve ancak tatil başladığından beri resmen bir gün olsun evde yatıp tembellik yapamadım. Bi şekilde hep dolu hep doluydum. Hemmencecik bir mini takvim oluşturuvereyim (hem "hemencecik" sözcüğünü hem de tezlik belirten "-vermek" ekini kullanaraktan yaptığım anlatım bozukluğuna da dikkat çekmeden edemiycem) Yani bunu yazana kadar anlatım bozukluğu teşkil eden sözcükleri silerdim dimi. yok. o zaman beni yansıtan bi yazı olmazdı işte.. neyse takvim:
18 ocak: son final:statik. bitti. akşam cepa eğlen.coş (bi eğlendik sormayın da neyse)
19 ocak: Onurumuzu mersine yollayıp akşam Ece'nin doğumgünü partisine koş(lupita+overall) bi eğlen bi eğlen sorma.(niye bu kadar eğlenmez bi insanım?)
20 ocak: sonunda ev yüzü gör. ilk ve son görüşümdü adeta
21 ocak: akordiyon dersi için onu bunu ara delir.
22 ocak: akordiyon dersi için MSM ile görüşmeye git.
23 ocak: MSM'ye kayda git.
24 ocak: evdeydim adeta! ama akşam ananeye git.
25 ocak: bugün! bütün gün ananede örgü ör dedeyle ilgilen. olsun aileyle zaman geçirmek güzel bişey.
26 ocak: yarın! 10:30da ilk akordiyon dersim çok heyecanlı! ancak ilk ders akordiyondan ziyade klavyemsi şeyler çalışacakmışız mış. ama olsun o da bişey. bu da güzel.
Böyle bi tatil işte olsun derslerden uzak. mis gibi. Yalnız Orkun sağolsun her gün arayıp bi dersin hocasını, bi hocanın asistanını felan soruyor dolayısıyla hocaların derslerin adlarını sarfederek beni onlardan tamamen soyut bir tatilden alıkoyuyor olsa da olsun.
Her şeye olsun demeye başladım. Nerden çıktıysa bu boyun eğerlik.
Bu da bu kadar olsun. mimarlıktan uzak hayata devam. Lakin program çalışmaya başlıycam yakındır autocad geliştirmek olsun, vectorworks olsun, fotoşop olsun.. olsun da olsun.
18 ocak: son final:statik. bitti. akşam cepa eğlen.coş (bi eğlendik sormayın da neyse)
19 ocak: Onurumuzu mersine yollayıp akşam Ece'nin doğumgünü partisine koş(lupita+overall) bi eğlen bi eğlen sorma.(niye bu kadar eğlenmez bi insanım?)
20 ocak: sonunda ev yüzü gör. ilk ve son görüşümdü adeta
21 ocak: akordiyon dersi için onu bunu ara delir.
22 ocak: akordiyon dersi için MSM ile görüşmeye git.
23 ocak: MSM'ye kayda git.
24 ocak: evdeydim adeta! ama akşam ananeye git.
25 ocak: bugün! bütün gün ananede örgü ör dedeyle ilgilen. olsun aileyle zaman geçirmek güzel bişey.
26 ocak: yarın! 10:30da ilk akordiyon dersim çok heyecanlı! ancak ilk ders akordiyondan ziyade klavyemsi şeyler çalışacakmışız mış. ama olsun o da bişey. bu da güzel.
Böyle bi tatil işte olsun derslerden uzak. mis gibi. Yalnız Orkun sağolsun her gün arayıp bi dersin hocasını, bi hocanın asistanını felan soruyor dolayısıyla hocaların derslerin adlarını sarfederek beni onlardan tamamen soyut bir tatilden alıkoyuyor olsa da olsun.
Her şeye olsun demeye başladım. Nerden çıktıysa bu boyun eğerlik.
Bu da bu kadar olsun. mimarlıktan uzak hayata devam. Lakin program çalışmaya başlıycam yakındır autocad geliştirmek olsun, vectorworks olsun, fotoşop olsun.. olsun da olsun.
15 Ocak 2008 Salı
aksiliksizlik!
Stajım dekanlık tarafından onaylandı, yaşasın staj yapıcam! derken.. şantiye tatile girmiişş.. Hoppala ne tatili demeyin, zavallı şantiyenin de bizim şubat tatilimiz misali bir tatile ihtiyacı olmalı bence. Zaten demişlerdi bana Ankara'nın bu kışında şantiye mantiye bulamazsın, yalan olur, hepsi tatile girer diye.. Ancak bu şantiye sahipleri-tanıdık felan olur kendileri-dınısının dınısı hesabı- vay efendim biz tatile girmeyiz kar kış dinlemeyiz pazarları bile çalışıyoruz o derece! demişlerdi..fakat 0 dereceyi görünce dayanamamışlar besbelli... Annem teselli verir "Bu soğukta napıcan evinde otur stajını mis gibi yazın yap işte ne farkın var herkesten" Şantiyeci bile teselli verir "Yav zaten hava yumuşar şubat başında falan geri açarız, bi hafta felan da gelsen bişeydir dimi"
He he bi susun.
Meşhur tarih sınavı yarın.. Çok çalıştım! Öyle böyle değil.
İki gün sonraki statik sınavı bile hiç bağlamıyo beni şu an.. Kafamda farklı şeyler var. Mesela şu sadece adını (soyad yok) ve cep telefonunu bildiğim akordiyon hocası.. Arasam mı aramasam mı.. arayıp da ne dicem ki hem.. dıt dıt dıt dıııt.
He he bi susun.
Meşhur tarih sınavı yarın.. Çok çalıştım! Öyle böyle değil.
İki gün sonraki statik sınavı bile hiç bağlamıyo beni şu an.. Kafamda farklı şeyler var. Mesela şu sadece adını (soyad yok) ve cep telefonunu bildiğim akordiyon hocası.. Arasam mı aramasam mı.. arayıp da ne dicem ki hem.. dıt dıt dıt dıııt.
13 Ocak 2008 Pazar
Girizgah
Henüz 18 yaşında olduğumu görüp de mimarlığı yeni kazanmış bu hatta daha hazırlık okuyodur gibi düşüncelere kapılmayın ha! 2. sınıf öğrencisi olmakla beraber bu yaş-sınıf uyuşmazlığımın nedenlerine girmek istemiyorum-sıkıcı mevzular-yaş konuları her zaman sıkıcı olmuştur zaten..hele yaş tartışmaları beni bitiren şeyler..
-şimdi kızım sen 1986 doğumlusun?
+eeeet
-biz de şu an 2008 yılındayız
+yeees
-yani sen 22 yaşındasın?
+yaa hayır annee temmuzda 22 olcam been henüz 21im
-ama 22inden gün alıyosun yani 22 denebilr
+ya anne ne alaka henüz 22 değilim işte uzatmayalım
-hııh tabi yaşlanıyo olduunu kabullenemiyosun cicim
+ya anne bi git aynaya bak öyle yaşlılık tartışması yap benle allaasen!
-peki..peki..akşam yemeğini kendin hazırla o zaman..ben gidiyorum!
Böyle kabız bi örnek geçti içimden yazdım.. İnsan kendi hayatından örnekler verir ya hani genelde..bu da yanlış bi düşünce.. Mesela bu annemle benim aramda asla geçmemiş ve geçmeyecek bi diyalog.. Zira annem benim kaç yaşında olduğumla ilgilenmez..gerek duymaz. napsın. Ben de anneme hiç bir zaman yaşlılık şakaları yapmam.. zira annem genç gösterir güzel bir kadındır-minyon falan zayıf..yaşlılıkla uzaktan yakından alakası yok..
Şimdi ben bunları niye anlatıyorum.. Zira (bu sözcüğü çok seviyorum galiba) mimarlık hakkında konuşasım yok.. Final dönemi-bıkmışız zaten.. Mesela yarın malzeme finali var ama ben sınava çalışmaktan başka napılabilirse yaptım. Çalışmaktan kaçındığımdan falan da değil..zira başka sınavlara çalıştım.. Tarihe falan -kredisiz, bölümle alakasız, gereksiz ders- ama çalıştım. Tarihe ilgi duyan tarihi çok seven bi insan falan da değilim. Dersin en az 5 dersine girin yeter dediler onu bile yapmadım..4 mü ne oldu daha..ve bitti daha ders yok..şaka gibiyim adeta! Beni böyle sevin..
Mimarlıkla ilgili geyikler de yapıcam.. Daha var ona.. 18inde finaller finale ulaşıyor ve özgürlük bizi bekliyor! desem yalan olur çünkü tatil ödevi falan diyodu birileri geçen.. Hep birilerinin dedikleri şeylerle yaşıyorum.. Neden "o şey"i duyan ve bilen biri hiçbir zaman ben olamıyorum acaba? Neyse tatil ödevi her neyse o + ne zorum varsa yazın yapılması uygun görülen şantiye stajının bi kısmını şubat tatilinde yapmaya karar verdim-Ankara'nın hem de Gölbaşı ilçesinin bu soğuğunda evet ama yapıcam-inşallah tabi henüz belirli değil okulun onaylamama ihtimali var.. Bakıcaz, görücez..hep birlikte..
Bu iki nokta yanyana (..) işaretini Türkçe imla kılavuzuna geçiricem. Evet yapıcam bunu!
-şimdi kızım sen 1986 doğumlusun?
+eeeet
-biz de şu an 2008 yılındayız
+yeees
-yani sen 22 yaşındasın?
+yaa hayır annee temmuzda 22 olcam been henüz 21im
-ama 22inden gün alıyosun yani 22 denebilr
+ya anne ne alaka henüz 22 değilim işte uzatmayalım
-hııh tabi yaşlanıyo olduunu kabullenemiyosun cicim
+ya anne bi git aynaya bak öyle yaşlılık tartışması yap benle allaasen!
-peki..peki..akşam yemeğini kendin hazırla o zaman..ben gidiyorum!
Böyle kabız bi örnek geçti içimden yazdım.. İnsan kendi hayatından örnekler verir ya hani genelde..bu da yanlış bi düşünce.. Mesela bu annemle benim aramda asla geçmemiş ve geçmeyecek bi diyalog.. Zira annem benim kaç yaşında olduğumla ilgilenmez..gerek duymaz. napsın. Ben de anneme hiç bir zaman yaşlılık şakaları yapmam.. zira annem genç gösterir güzel bir kadındır-minyon falan zayıf..yaşlılıkla uzaktan yakından alakası yok..
Şimdi ben bunları niye anlatıyorum.. Zira (bu sözcüğü çok seviyorum galiba) mimarlık hakkında konuşasım yok.. Final dönemi-bıkmışız zaten.. Mesela yarın malzeme finali var ama ben sınava çalışmaktan başka napılabilirse yaptım. Çalışmaktan kaçındığımdan falan da değil..zira başka sınavlara çalıştım.. Tarihe falan -kredisiz, bölümle alakasız, gereksiz ders- ama çalıştım. Tarihe ilgi duyan tarihi çok seven bi insan falan da değilim. Dersin en az 5 dersine girin yeter dediler onu bile yapmadım..4 mü ne oldu daha..ve bitti daha ders yok..şaka gibiyim adeta! Beni böyle sevin..
Mimarlıkla ilgili geyikler de yapıcam.. Daha var ona.. 18inde finaller finale ulaşıyor ve özgürlük bizi bekliyor! desem yalan olur çünkü tatil ödevi falan diyodu birileri geçen.. Hep birilerinin dedikleri şeylerle yaşıyorum.. Neden "o şey"i duyan ve bilen biri hiçbir zaman ben olamıyorum acaba? Neyse tatil ödevi her neyse o + ne zorum varsa yazın yapılması uygun görülen şantiye stajının bi kısmını şubat tatilinde yapmaya karar verdim-Ankara'nın hem de Gölbaşı ilçesinin bu soğuğunda evet ama yapıcam-inşallah tabi henüz belirli değil okulun onaylamama ihtimali var.. Bakıcaz, görücez..hep birlikte..
Bu iki nokta yanyana (..) işaretini Türkçe imla kılavuzuna geçiricem. Evet yapıcam bunu!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)